Cuma, Şubat 17, 2006

Veda..


Geldiğim gün de yağmurluydun..
Ara da güneş açtın..
Sonra dondurdun bizi, hayatımda ilk defa -20 yi gördüm seninle..

Genelde bulutluydun..
Almanya'nın o durmadan ağlayan bulutları değildi ama, sulugöz değildi bunlar..

Şimdi bugün 17 Şubat 2006 günü, cuma sabahı beni geldiğim günkü gibi uğurluyorsun..
Yağmurlu havalar hep bi ayrılık, hüzün, yani duygusallık taşır zaten..

Şimdi bugün, ayrılık günü, inceden ağlıyorsun sanki..
Ağlamak yok..
Hem kimbilir belki birgün gelirim yine..



Cumartesi, Şubat 11, 2006

Tolga Hoca'ya..


Biseyler yazmaliyim, cünkü cok etkilendim, üzüldüm, rüyama girdi..Sanki burdan biseyler yazarsam Tolga Hoca duyar gibi geliyor..
Fotograflarina bakiyorum kendi sayfasina koydugu, bu yaz yaptigi Amerika gezisinden olan fotograflarina..Hic konduramiyorum ona, hep ayni muzip gülümseme yüzünde..
Acmis kollarini "Buralar benim.." diyor sanki Güney California'da jakuzide dinlenirken..
Ya da Mount Rushmore National Monument un önünde george washington,thomas jefferson, theodore roosevelt ve abraham lincoln'a özenip onlarin taklidini yaparken, onlarla dalga geciyor sanki..
Insan hayatinin böyle pat diye bitmesi ne kadar kabullenmesi zor bisey, daha bitirmedi ki Tolga Hoca bu dünyadaki islerini..
Daha 4.siniflara secmeli ders vericekti önümüzdeki dönem, yine gec kalicaktik biz dersine, o yine "isminiz? diycekti, biz nefese nefese sinifa girdigimiz anda, daha "günaydin" diyemeden. Cikolatalar borclu olcaktik ona. Sikilicakti ders anlatirken, geyige saricakti, espriler döktürücekti, "off hocam yaa.." diycektik biz, o da "tamam komik olmadi galiba.." diycekti, yine o sinsi, muzip, alayci yüzüyle..Sonra quizler yapicakti, biz her hafta "hocam cok zor olmasin" diycektik..Finallerde, oturma plani icin koordinat düzeni yapicakti sonra. Senem Öztürk B-5, Gökhan Koc D-17, Recai Yüksel A-12..Yaninda dagittigi cikolatalarimizi yiycektik, cöplerini de tek tek toplicakti Tolga Hoca bizden..
Bunlari bilmeyen daha kücük siniflar sizden dersler alicakti, sasiricaklardi sizin gibi bir hoca tanidiklarina..Nasil bi hoca ki, disiplinli ama canayakin, dersini anlatmaya hevesli ama eglendirmeyi de bilen, hayatin rutinliginde kaybolmamis, sporunu aksatmayan, gezmesini seven, degisik zevkleri olan, yorulmayan, sagliginin ve hayatinin degerini bilen..
Bunlarin disinda, gercekten sizde farkina vardigim en önemli sey, cogu hocanin yaninda hissetigimiz tedirginligi, o mesafeyi, gereksiz kasintiyi, sizin yaninizda hissetmeyisimizdi.
Iste böyle bi insanin, simdi topragin altinda yatiyor olmasi, bana cok dokunuyor..Bir daha boyu gibi yüregi de kocaman olan bu insani MIS koridorlarinda göremicek olmak, "günaydin hocam" diyemicek ve onun o tatli selamini alamicak olmak koyuyor bana..
Ben buraya gelmeden önce, konusmustuk sizinle "Leipzig'e gidicem" diyince, "Napcaksin orda, dogu almanya, sikicidir" demistiniz, Gökhan'a da " Arizona mi? Orda kilometrekare basina kac adam düsüyor biliyomusun sen?" demistiniz yine o seker, dalga gecen tavrinizla..Cok güzel moral vermistiniz yani:)
Biz burdaki yasamimizi noktaladik dönüyoruz ama siz yoksunuz hocam?..
Rahat uyuyun Tolga Hocam..