Cumartesi, Ekim 08, 2005

Leipzig'ten kisa kisa..

Tüm Erasmus ahalisi gecelere aktı yine.
Biz bgn Sinem’le evde kaldık. Her gün her gün deliler gibi sokaklarda sürtmeye ne gerek var dimi..Popomuz biraz yer görsün. Daha koskoca 5 ay var önümüzde, cılkını çıkarmamak lazım.
Kendimize şöyle bol soğanlı (Türküz tabi biz!), patatesli, peynirli bir marul salatası yaptık. Ha Kräuter sosumuzu da unutmadık, Almanya’dayız yani.. Bir de hazır da olsa bir tarhana çorbası kaynatıverdik ocağımızdaJ
Şmdi de masa lambamın ışığında, çayım ve kurabiyelerim elimin altında, playlistimizi de Vega şenlendirmiş, ben de birşeyler karalıyorum işte. Bakalım iyi birşeyler çıkıcak mı bu süper bohem atmosferden?


Leipzig..

İstanbul’a göre miniminnacık ama kendi halkının gözünde “schon eine grosse Stadt” (Almanya şartlarına göre oldukça büyük ) olan, Johann Sebastian Bach amcanın doğum yeri Leipzig şehrinde neler yaptığımızı, nereleri gezdiğimizi ve zamanın nasıl geçtiğini anlatıcam biraz..
Leipzig, eskiden beri Almanya’nın Doğu’ya açılan kapısı olarak bilinirmiş. Yani DDR (Deutsche Demokratische Republik) zamanında en çok giriş çıkışın yapıldığı bölgeymiş. Fakat 1990’da Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra halkın büyük kısmı kendini Batı tarafına zor atmış. 90 ların ilk kısmında şehir bayağı bir nüfus kaybına uğramış. Şehrin nüfusu şu anda 500.000 küsür.
Ztn yolda yaşlı görmekten içiniz yaşlanıyor bi süre sonra..Havuzda 80 yaşındaki dedeler nineler kulaç atarken, birden kalp krizi geçirip suyun yüzeyinde kalıvercekler diye korkuyorsunuz ama maşallah bizden daha sportif yaşlı kesimi..


Alman milleti..

Ha bir de Almanlar kaba diyip duranlara sesleniyorum. Belki şehirde şu an sol hakimiyeti olduğundan, yani yabancılara karşı bir önyargının olmamasından kaynaklanıyor ama ben şu ana kadar kaba bir davranışla karşılaşmadım. Tam tersi çok tatlı ve yardımsever davranıyorlar.
Mesela Studentenwohnheim’da (yurtta) tanıdık tanımadık herkes birbirini “Günaydın”, “İyi günler” gibi medeni kelimelerle selamlıyor. Bu küçük bir şey belki ama en azından yabancı ülkede bazen duyduğunuz o yabancılığı veya hüznü azaltıyor. Brz pozitif enerji katıyor size güne başlarken.


Türkler..

Güne başlarken demişken, güne sıkı bir kahvaltı yaparak başlıyorum. Burdan anneye duyurulur. Almanya’nın her bir köşesine koloni kurmuş olan Türk halkı, bu minik şehre de bir Türk marketi açıvermiş bizi sevindirmiş. Pınar Beyaz Peynir bulduk en sonunda..Normal marketlerde ara ara ara başımız döndü ama yok işte yok normal yağlı beyaz peynir yook Leipzig’te ya da biz körüz..Neyse şmdi mutluyuzJ..
Türk marketi demişken de şehirdeki Türk nüfusundan bahsediyim. Leipzig’te döner dükkanlarını işletenler dışında ben hiç Türk’e rastlamadım. İlk gün indiğimde trenden, Hauptbahnhof’ta iki türk kız görmüştüm de - ztn melankoliğim - “aa ben de Türk’üm” dememek için zor tutmuştum kendimi..Snra “Salak Senem kroluk yapma” dedi bir ses içimde allahtan. Neyse bu iki kızdan başka hiç Türk’ rastlamadım yolda diyodumkine dün noldu!..
Dün gece biz yine giyinip süslenip dışarı çıkmışız durakta tren bekliyoruz. Tabi Türk’üz ya elimizde değil, yüksek sesle konuşuyoruz, gülüyoruz hatta içimizden geldiği gibi küfrediyoruz (Çok rahat birşeymiş bu arada bu küfretme olayı J) Sonra bir çocuk geldi yanımıza “merhaba” dedi. Biz üçümüz de şok! Tam anlamadık ilk önce, sonra gözlerle bir iletişim kuruldu, bir Türk telepatisi, dudaklarda hafif bi sırıtma, sonra tekrar bir “meraba!”..Neyse o da ayrı bir alem ztn. Sen Robert Kolej mezunu ol, 1 sene Türkiye’de üni oku, snra “ben almanca öğrenmeliyim” diyip Almanya’ya Fizik okumaya gel!..Çocukcağızı da aldık yanımıza, onu sözde süper bir Salsa gecesine götürdük.


Türklükler..


İtiraf ediyoruz:
Biz…
1YTL yi 2 € yerine kullanıp kahve otomatından 40 cent e kahve alıp üstüne de 1,6 € para üstü aldık..Yaklaşık 15 € da ciro yaptık!..
S-Bahnlara biçok kez bilet almadan bindik..Bir keresinde yakalandık.. 40 € da ceza ödedik! Sonra akıllandık, bilet aldık- sbhın 4 ü bile olsa, kontrolcü amca gelmicek bile olsa!
Kırmızı ışıklarda hep koştura koştura geçtik!..Geçerken de biz Türküz diye bağırdık!



Gece hayatı...

Biz burda şu kanıya vardık: Bu Alman milleti eğlenmeyi bilmiyor. Parti dedikleri, bira içip, bütün gece muhabbet etmek, “ach jaaa, achso, tjaaa, a neeee, a nöööö” gibi bilimum insanüstü
seslerle kendilerini ifade ederek eğlenmeye çalışmak. Hele müzik dedikleri şey , 80 ve 90 lardan ibaret..
Ztn minnacık şehirde topu topu 3-4 tane bar var gidilebilecek. Barlara da değinmeden edemicem. Genelde 2 katlı olan bu barların üst katı, bira yudumlarken muhabbet edebileceğiniz sakin bir ortam, alt katları ise, tuvaletlerin yanında bulunan garajdan veya bizim kömürlük dediğimiz bodrum katından bozma minicik bir pistten oluşuyor. Olsun idare ediyoruz biz:)
Geçen gece çıktık bardan, nasıl açız birşeyler tıkınmak istedik.. Bir Mc Donald’s açık o saatte. Sonra hepimiz bir ağızdan “Şmdi Bambi olucaktı”..Olsun biz Bambi’siz de yaparız 5 aycık:)

Amaaaaa…Gel gör ki işte kan mı çekiyor, fıkır fıkır olan Doğu ruhu mu çekiyor bilinmez.. Moritz Bastei denilen Almanya’nın en büyük öğrenci klüplerinden bir tanesi olan bir bar var. Böyle şarap mahzeni mi desem, sarnıç mı desem öyle bi yer. Yer altında birkaç kattan ve birkaç odacıktan oluşan, her bölümünde farklı bir bar, farklı müzikler ve farklı içkilerin bulunduğu bi yer burası..Neyse benim eski ev arkadaşım Irak’lı Hodda diye çok tatlı bir kızdı. Bizi Arap gecesine davet etti..Biz de hadi gidelim bari biraz göbek atarız dedik. Ne göbek atmak amaa!..Bir gittik herkes oturuyor. Ama Mustafa Sandal’ın İsyankar parçası çalıyor. Biz 4 hatun kendimizi birden birsürü arap milletinin önünde döktürürken bulduk. Hayatımda düğünlerde ve bilimum kalabalık yerlerde bırak kıvırtmayı, bir el kol bile sallamayan ben, bir çalkalamışım bir sallamışım. Sonra Arap erkekleri aşka geldi mi, sardılar mı çevremizi, “hadi hadi masaya” diye tutturdular mı kolumuzdan çekip!.. Naparsın sıçarsın!.. Neyse zor attık kendimizi dışarı.. Bir de giderken “öpücük yok mu” demezler mi!..Neyse bu kdr sululuğa rağmen çok eğlendiğimiz bir geceydi..
Sayemizde baston yutmuş gibi duran Fransızlar ve Akdenizli olmaları nedeniyle ztn Bauchtanz’a yatkın olan İtalyan ve İspanyollar kıvırmayı öğrendiler.


Oktoberfest..



Esas olay ise, Münih’ yaptığımız bir günlük geziydi. Amaç: Oktoberfest’i görmek, Biergarten’larda oturup kafaları çekmek, güzel bir haftasonu geçirmekti. Sonuç: Yaklaşık 15 saatlik sarhoşlarla dolu, yerlerde uyuduğumuz tren yolculuğu, 1 saatlik Oktoberfest gezisi, 3 saatlik Münih turu ve donlarına kadar sırılsıklam 25 Erasmus genci..
Olsun biz burda da eğlendikJ Kaynaşmış olduk bol bol, ne de olsa insanlar zor şartlarda kaynaşırlar değil mi:P


Son olarak..

Şmdi brz görmemişlik yapıyım ve planlarımızdan bahsediyim, kıskandırıyım brz okurlarımı..Gelecek günlerde bizi bekleyen bir Prag gezisi ve en güzeli Kasım ayında kulaklarımızın pasını silicek olan bir Coldplay konseri var halihazırda..
Tamam şmdilik susuyorum..
Hayır bir dakka.. Havadurumunu da bildiriyim hemen. 17-18 derece civarı, güneşli ve aydınlık bir gökyüzü..Güzel günler bizi bekliyor.




17 Comments:

Anonymous Adsız said...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

2:13 AM  
Anonymous Adsız said...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

2:17 AM  
Blogger uial said...

hühühühü senem ya yapma kızım böyle şeyler..ah ulan ah bende ilk fırsatta donuma kadar satıp ta oralara gelmessem -ki gelmiycem ama maksat laf olsun-..canım sen herşeyin en iisine layıksın..bol bol eğlen buraya da yaz. neler yaptığını öğrenelim.seni çok seviyoruz. heyecanla gelişini bekliyoruz muckssssssssss

3:03 AM  
Blogger eden said...

senemmm simdi burda ziril ziril aglamaya baslarim kimse de susturamazzzzz
ne dedin sen ne
ne konseriymis
napcakmissss kulaklarinizini
kizimmmmmmmmmmmmmmmmmmmm ne zaman yaaaaaaa
ulan bende sans olsa
! !

1:07 PM  
Blogger eden said...

Veranstaltung: COLDPLAY Adresse: ARENA LEIPZIG

Datum: 09.11.2005 AM SPORTFORUM
Uhrzeit: 20:00 04105 LEIPZIG

1:11 PM  
Blogger apfeLsaFt said...

9 kasimda cigdemim..evet keske gelebilsen..ztn ben ilk duydum direk sen geldin aklima..dedim smdi cigdeme soylemiyim ölür gider kizcagiz:(..
öpücük

1:13 PM  
Blogger eden said...

senem yalniz bilet yok galba baksana ben anlamiorum
http://secure.getgo.de/cgi-bin/TINFO.DLL?fun=TDetailB&id=GTG158951121796458F&doc=funktion/fun_deb_sta&key=149019$245618

abi tam bi ay var ya of super ! !
tutup kollarindan buraya getirseneeeee

1:40 PM  
Blogger apfeLsaFt said...

cigdemcim evet biz de sin biletleri aldik nerdeyse..ama sen bana kesin gelcem desen ben sana bulurum bilet..

2:35 PM  
Anonymous Adsız said...

nedense inanılmaz eğlendiğin hissine kapıldım. sonra saçmalama berk dedim allahın almanyasında ne kadar eğlenilebilir. sonra kıskanç dedim kendi kendime. sonra da ben gitsem bu kadar eğlenemezdim dedim. şimdi de uyumaya gidicem, sen kim bilir ne yapıyosun şimdi. heyecanla bekliyorum maceralarının devamını.

berk

3:10 AM  
Anonymous Adsız said...

senemciğim,

seni leipzig'te tanıdım ve sevdim ama bu hikayede yer almamışım. Desene, bizimle nereye geldin eve tıkanıp durdun diye. ne yapayım kızım, ben evli ve akademik bir şahsiyetim ne de olsa...

:)

mine ömürgönülşen

12:46 AM  
Anonymous bahar said...

senemcim ben de okurunum:) tadini cikar bolbol opuyorum cnm:)

12:05 AM  
Blogger herackles said...

Ahh Erasmus ahh, 4. sınıflar gelin dediler, gittim 3. sınıf alcz dediler.Dediler de, üstüne bir de ingilizce hazırlık olan okuldan Almanya'ya ama "almanca" bilen aramazlar mı? Türküz biz hakikatennn.....

3:24 AM  
Anonymous Adsız said...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

11:39 AM  
Blogger Emily Kane said...

Apfelsaft ... Ich liebe ihn ... Was verbindet dich mit Deuschland?? Finde deine Seite auf jeden fall chic, obwohl ich nur ein Wort verstehe... APFELSAFT

*Freja* aus Berlin

4:37 AM  
Anonymous vadi said...

şu bir milyonla kahve alıp kar etme olayı güzelmiş ya ben de alıcam :)

12:44 PM  
Anonymous Adsız said...

NSU - 4efer, 5210 - rulez

10:36 AM  
Blogger Felagund said...

öhm. leipzig'de ben varım ve yaklaşık 6-7 kıbrıslı öğrenci. bilmem bize türk dersen :) ama antalya'da 5-6 yıl yaşamış birisi olarak türküm diyebilirim :D

9:59 PM  

Yorum Gönder

<< Home