Cuma günü

Cuma günü stajımın son günüydü. Beklediğimden daha değişik hislerle ayrıldım Mercedes Benz Türk A.Ş. nin ITC/BMT departmanından..
Departmanda 3 stajyerdik. Biri Tuğçe-benim gibi yaz stajyeri-, diğeri Koray- uzun dönemli stajyer PEP yani-. Tuğçe Perşembe gününden ayrıldı stajdan. O ayrılırken bayağı üzülmüştü. Biz de Koray'la garipsemiştik "vay be kız duygusal bağ kurmuş staj yaptığı yerle" gibi bi muhabbet de dönmüştü aramızda hatta..Çok ayıp ettik;)
Benim ayrılacağım gün, şirketin ritüellerinden olan, ay sonu kutlamaları vardı her departmanda. Kısacası, bizim departmana insanlar doluştu, kuru pastalardan, minik pastalardan fln gelmiş..
Biz tabi Koray'la ortama yabancı olduğumuzdan, böyle şaşalak ördekler gibi kalakaldık bi an..Hatta bu izole olmanın verdiği duyguyla aramızda, geyikler çevirdik, acaba pastalara dalsak mı? E bunlar ne zmn yenmeye başlanıcak fln? Neyse sonra el attık olaya, millet de akabinde süpürdü pastaları..
Ama ben muzlu pastadan yiyemedim:(
Neyse değişik hislerim pastalara ait değil tabiki..:)
Stajımda, hiç boş kalmadım diyebilirim. Önce SAP-HR ve snra Houston Project Managementla ilgili bir sunum ve bir kaç excel sheet hazırladım. Tabiki bunlar bana yeni birşeyler kattı. Bunun yanında staj sorumlumun departmana yapacağı sunumu hazırlamak kendimi işe yarar hissetttirdi. Yani geriye dönüp baktığımda küçük de olsa birşeylere katkıda bulunmuş olmak güzel.
Diğer bir nokta, stajdan ayrılırken, insanlarla aranda ister istemez bir bağ kurulduğunu farkediyorsun. Onların iyi dileklerini almak da ayrı bir boyutu tabi..Nitekim hepsinin ayrı ayrı fotoğrafını çektim, staj defterime koyucam deyip kandırdım onları;)
Bilgisayarımla bile bağ kurmuşum farkında değilim:) Sabahları en çok hoşuma giden, bilgisayarımın başına geçip, maillerimi okurken, Hasan abimizin getirdiği çayı yudumlamak bi yandan da poaça kemirmekti.
Tabi stajyer olmanın verdiği bir araf (bkz: arada kalmışlık, Elif Şafak) duygusu da vardı. Şöyle bişey ki, Mercedes Benzte staj yapıyorsunuz, öyle laylaylom olmamanız gerek, brz ağır olmanız gerek..Ama bir yandan da stajyer olduğunuz için her zaman için bir bahaneniz, sığınacak bir limanınız var yani..Çok sorumluluk taşmıyorsunuz, performansınız birebir ölçülmüyor. Biraz gevşeklik yapmaya hakkınız var..Nitekim Tuğçe'de bunu yaşadık ve gördük..eheueh:) süper kızdı...
Son olarak, Mercedes Benz Türk A.Ş. hakkında birkaç ufak bilgi:
- Dökümanların çoğu CorpoS denilen bir fontla yazılır:) Ama Corpo Es diye okunur. Corpos diye değil!
- Houston Project Management uygulurken, projenin kritikliği (krıtikeeeeelıti) 3.1 üzerinden ölçülür.
- Hatunlar parmak arası terliklerle şakkuda şakkuda gezebilirler şirkette..
- Tuvaletlerinde bariz bir Almanya kokusu vardır..
- Yemekhane en bombası..Sandalyeler boş kalmıcak şekilde oturursunuz, bi de yemek boyunca, Daimler Chrysler TV izlemek zorunda kalırsınız ki, full Almanca:)
- Yemek isimleri inanılmazdır..Mesela fasulye yemeğin içindekileri başına sıfat olarak eklerler: Makinede çekilmiş kıymalı, ince ince kıyılmış soğanlı, küp şeklinde doğranmış domatesli, yeşil fasulye.. Siz de heycanlanırsınız "mm leziz bişeye benziyo" diye..Oysa bildiğimiz fasulye..
Bu kadar yeter diye düşünüyorum.
Ama genel olarak ben sevdim Mercedes'i..



